banner65

Abdullah Gül'ün, 15 Temmuz darbe ve işgal girişimine direnen sivillere yargı muafiyeti getiren KHK'yı eleştirmesi Erdoğan'ın tepkisini çekmişti. Günlerdir bu tepki konuşuluyor. Uzun bir süre dahada konuşulacağa benziyor. AK Parti tabanı, MHP lideri Bahçeli ve MHP tabanı Erdoğan'ın yanında durmuş, Abdullah Gül'e haklı tepkisini dile getirmişti.

AK Partili görünümlü bazı gazeteci/yazarlar ise hemen, 'bir eleştiri üzerine bu kadar tepki Abdullah Gül'e haksızlık değil mi' türküsünü çığırmaya başladı. Bu türküyü çığıranlar, elbette tepkilerin sadece bir eleştiriden kaynaklanmadığını çok iyi biliyor. Gezi Olayları sırasında, 17-25'te, BATI'dan Erdoğan'a 'diktatör' iftiraları atıldığında, MİT tırları durdurulduğunda, 16 Nisan referandumunda, NATO Erdoğan'ı hedef gösterdiğinde Abdullah Gül'ün suskunluğuna tüm Türkiye şahit. ABD, PKK'ya binlerce TIR silah verirken Gül'ün ABD'ye tek laf etmediğine tüm Türkiye şahit. AB'nin FETÖ ve PKK'yı kollamasına Gül'ün tepki göstermediğine tüm Türkiye şahit. 

Yani iddia edildiği gibi, bir KHK eleştirisi üzerinden kıyamet koparılmadı. Batıcı Gül'ün, Batıcı Davutoğlu ve Arınç'ı da yanına alarak, yıllardır Erdoğan'a karşı yürüttüğü örtülü bir mücadele var. Kaybedenler Kulübü'ne yatay geçiş yapan bu üçlü, Erdoğan'ı yıpratmak için susmaları gereken yerde hep konuştu, konuşmaları gereken yerde hep sustu. Hatta Davutoğlu'nun Başbakanlığı döneminde işi daha ileri götürüp, Erdoğan'ın AK Parti'deki etkisini kırmaya, HDP ve CHP'nin de istediği gibi Erdoğan'ı yalnızlaştırmaya çalıştılar. İşte bugün 'Gül'e bir eleştiri üzerine bu kadar yüklenilmesi haksızlık' diyenler, dün Davutoğlu Başbakanlığı döneminde AK Parti tabanına sezdirmeden Erdoğan'a karşı yürütülen mücadeleyi destekleyen gazeteci/yazarlardı.

Davutoğlu'nun Başbakanlık görevinden gidişi sonrası planları suya, stratejileri derinliklere gömüldü. Erdoğan karşıtı AK Partililer, hızla güç kaybetti. Ancak yinede durmadılar. Kendilerine yakın gazeteler, gazeteci/yazarlar ve sosyal medyada oluşturdukları trol ekiplerle AK Partilileri Erdoğan'dan soğutmak için argümanlar geliştirip, muhalefetten daha etkili muhalefet etmeye devam ettiler. Ve bunu Ak Parti tabanına sezdirmemeye çalıştılar, olanı biteni ortaya dökenlere ise 'fitneci' yaftası vurdular. Lakin Erdoğan her şeyin farkındaydı. Zaten farkında olduğu için Davutoğlu gitmişti, Arınç ve Gül pasifize edilmişti. Ama buna rağmen 2019'a kadar sessiz kalınacak, seçimlerle Davutoğlu, Gül ve Arınç ekipleriyle partiden tamamen tasfiye edilecekti. Fakat bıçak kemiğe dayandı, Erdoğan raconu kesti.

2019'da partiden tamamen tasfiye olacaklarından adları kadar emin olan Davutoğlu, Gül ve Arınç'ın öncülük ettiği AK Parti'deki Erdoğan karşıtları, seçime kadar parti içinden Erdoğan'dan oy kaçırmaya ve Erdoğan'ın seçimi kaybetmesi için çalışacaktı. 16 Nisan'da 'hayır' için çalıştıkları gibi. Ama artık bu ihtimal bitti.

İşlerini genelde AK Partililere sezdirmeden yürüten Davutoğlu, Gül ve Arınç'ın oyunu artık bitti. Yıllardır AK Partililere sezdirmeden yaptıkları Erdoğan karşıtlığının, artık AK Partililer farkına vardı. Bundan sonra yapacakları her hamle artık Davutoğlu, Gül ve Arınç'ı biraz daha yalnızlaştırmaktan başka hiçbir şeye yaramayacak. 

Murat Sarıca Twitter:  https://twitter.com/drlsmzwriter

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.